You Will Always Walk Alone Galatasaray Sk (!)

Bu yazı bir maç yazısı olmayacak. Oldukça da sert olacak. Şimdiden belirtmiş olalım.

Yeni mottomuz: Hoca formsuz!

Memlekette, rutin günlük olay ve gelişmelerden haberi olmayan, tam maç saatinde izole ortamından fırlayarak hayatımıza tam merkezden giren ilginç tipler oldukça kalabalık.

Bu kişiler, Galatasaray’ın saha içi ve dışında neler ile mücadele ettiğinin farkında olmadan sadece o saatte dünya ile iletişime geçen bir gruptur.

Düşünce biçimlerine anakronik denilebilir. Açalım.

Galatasaray lehine haklı bir karar verildi ise o kişinin hakemlik mesleği tehlikeye girer, yayıncı kuruluş kendince “sıkıntılı” bulduğu pozisyonları özete eklemez, en kritik maçlarına en kritik hatalar yapan adamlar atanır, içeride başka gruplarla mücadele ederken dışarıda birden karşına 17 kulübün ortak imzasıyla sunulan bir bildiri çıkar, hocan konuşur sezonun üçte birini cezalı geçirir, maç 90 dakika ama linç 1 hafta sürer. Takımın gol umudunun sosyal medya hesaplarına girip ana avrat küfredilir. Kulaklığı kafaya takılır. Saçları beğenilmez. Penaltı atar, golleri penaltıdan derler, geçen sene Gol kralını penaltı atamıyor diye eleştirenler. Ve en cafcaflısı:

Hoca formsuz!

Yapılan her fahiş hata ile takım kıtır kıtır doğranır, futbolcular mental olarak dağıtılırken, içeride devamlı yönetsel sorunlar ile boğulup dışarıda şampiyonluk mücadelesinden an itibariyle sapmadan yoluna devam eden bir takımın hocası formsuz öyle mi?

Yere göğe sığdırılamayan kompakt, sistem takımı, seyir zevki yüksek top oynuyorlar (!) denilen takım ile tüm bu doğramalara rağmen mücadelesini sürdüren Galatasaray’ın arasında 2 puan var (maç fazlamız var evet)

Hocanın beyanlarını dinlemeyip, Erol Bedir ile aynı çizgide buluşan, kırmızı kartların tamamının analizini Bitirip Emre Akbaba’nın pozisyonunda birden tüm dünyaya objektiflik dersi vermeye başlıyor.

Güzel top oynamak önemli diyen ve seyir zevki yüksek futbol obsesifleri için ise fazlasıyla malzeme var fakat bizim ligimizde değil. Burada işler başka türlü yürür.

Emre kırmızı görmeliydi diyen adam pozisyonu gece evinde ilk kez izliyor ise burada iyi niyetten söz etmek çok mümkün değildir. Ve enteresandır teorisini, Donk’un pozisyonu penaltı diye tamamlayıp fikrini inşa ediyor.

Yeni jenerasyon Galatasaray taraftarı arasında, tatminsiz, ukala, herkese ve herşeyi öğreten (!) kişilerle fazlasıyla dolu.

Onca operasyon ve olumsuzluğa karşın, ligin üçte birini sadece konuştuğu için cezalı olarak geçiren ve hala şampiyonluğun en güçlü adayı olmasını sağlayan hocasına oyuna giren ve girmeyenler üzerinden algı oluşturan taraftarımız da var bizim.

Argümanları ise: taglar açıp sertçe eleştirdikleri kişilerin söylemleri. Bu tutarlı duruş dolayısıyla kendilerini tebrik etmek gerekir.

Eleştirdikleri her konuda tam da eleştirdikleri detay üzerinden çürüyen kişiler de sayıca fazladır. İki tane atbaşı eleştiri ve neticeyi yazarsak:

1- Henry’e göre maç değildi denilen maçta puanı getiren Henry’nin golü olması.

2- Diagne etkisiz denirken bugün Alex’in rekorunu egale etmesi.

İş, ciddi mücadeleye geldiğinde arazi olan, atkıyı seyyardan alıp yönetim eleştiren, maçın tekrarını dahi izlemeyip istatistik üzerinden yorum yapan, ilk 11’de oynayan futbolcusunun performans artışını özel hesaplarından ona küfür ederek arttırmayla ilişkilendiren garip bir topluluk hüküm sürüyor sosyal medyada.

Ama şunu da biliyoruz ki Mayıs ayında şampiyon olduğumuzda, elimizdeki bayraklarımızı da onlar alacak ve bu kez biz orada yalnız kalacağız.

Bir kez daha üstüne basa basa yazalım. Su kirli balıklar hasta akvaryum yosunlu.

Bu dönemde pragmatik hareket edip,minimum zarar maksimum kar mottosu ile hareket etmeli, görsel zevkten ziyade netice odaklı olmalıyız.

Zaten görsel keyif isteyen Süper ligi izliyorsa bir yerde ciddi bir hata yapıyor demektir.

Ortaya bir fikir atarken temeli olmasına dikkat ediniz. Bir fikri eleştirirken ortaya alternatif sunmaya özen gösteriniz.

Maksatlı yapılan algı operasyonlarına odun taşımayınız. O argümanları benimsediğiniz adamlara yarın küfür edebilirsiniz. Ki ettiniz kısa süre önce.

Takıma destek, hedef belirlenen oyuncuyu linç ederek olmaz. Gol atam kendini parçalarcasına size koşmalı.

O pozisyon penaltı bu değil hakem Gala kolluyor diyen adamların ekmek kapısı sizsiniz. İzlemeden bir kere daha düşünün.

Velhasıl kelam, Galatasaraylı olmak bir ayrıcalıktır evet ama aptal olmak kader değildir.

Herkese ve herşeye rağmen bu kez daha yüksek sesle, biz şampiyon olacağız!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*