Çeşitlilik Yönetilirse Zenginlik Olur

Süper Lig’de mücadele edecek herhangi bir takımın; A takım listesinde yer alacak, en az 14 futbolcunun Türkiye A Milli Futbol Takımında oynama uygunluğuna sahip futbolcu olması “zorunlu”.

28 kişiden oluşan A takım kadrolarına yazılabilecek yabancı oyuncu sayısı 14, 18 kişilik maç kadrolarına yazılabilecek yabancı oyuncu sayısı ise 11 ile “sınırlı”.

Yukarıda görüldüğü üzere; ligimizde mücadele eden takımların kadrolarını 28 Türk futbolcuyla kurmasına engel bir durum olmadığı gibi, 18 kişilik maç kadrolarına 11 yabancı oyuncu yazma engeli de yok. Gelin birde son Dünya Kupası şampiyonu Fransa’nın ulusal ligine göz atalım…

Fransa Ligue 1’de Avrupa Birliği vatandaşlarının hepsi yerli olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda eski Fransa sömürgelerinden, Ekonomik İşbirliği’ne imza atan ülkelerden, Yeni Zelanda dışındaki tüm Okyanusya ülkelerinden ve Özbekistan ile Kırgızistan’dan gelen oyuncuların tümü yerli statüsünde. Bunun dışında ise maç kadrolarına 4 yabancı oyuncu yazabiliyorlar.

Fransa’nın Dünya Kupası finalinde Hırvatistan’a karşı mücadele eden ilk onbirinde Ligue 1’de mücadele eden tek oyuncusu Mbappe idi.

Son Dünya Kupası şampiyonu Fransa’yı yendiğimiz ilk onbirimizde ise Süper Lig’de mücadele eden altı oyuncumuz vardı. Mesele; Milli Takımların kendi ulusal liglerinde mücadele eden oyuncu sayısında değil, Milli Takım oyuncularının kalitesinde. İş sayıda bitseydi, Dünya Kupasını her sene Çin Halk Cumhuriyeti kaldırırdı.

Yabancı sınırı faydalı olsaydı; -yabancı sınırlaması varken- yerli orta saha bulamayıp, Milli Takımda Mehmet Aurelio oynatılmazdı.

Şimdi gelelim son yabancı kuralından sonra ligimizdeki kulüplerin Avrupa Liglerine gönderdiği yerli futbolculardan sağladığı önemli bonservis gelirlerine..

Cenk Tosun->22.5 Milyon Euro
Yusuf Yazıcı->16.5 Milyon Euro
Cengiz Ünder->14.25 Milyon Euro
Ozan Kabak->11 Milyon Euro
Merih Demiral->9.25 Milyon Euro
Okay Yokuşlu->6 Milyon Euro
Atınç Nukan->6 Milyon Euro
Enes Ünal->4.4 Milyon Euro
Zeki Çelik->2.5 Milyon Euro
Serdar Gürler->2.5 Milyon Euro
Semih Kaya->2 Milyon Euro

Ligimizde oynayan yabancı futbolcu sayısının düşmesini isteyenlerle, yerli futbolcularımızdan bonservis geliri elde edemeyenlerin aynı kişiler olmasını vizyonla açıklamak mümkün değil. Peki yıllarca Türk futboluna hizmet eden altyapı hocalarına güvenmeyip, David Badia’yı altyapıya getirmek vizyonla açıklanabilir mi?

Biraz da Avrupa’ya giden birkaç oyuncumuzun güncel bonservis değerleri hakkında konuşalım. (Bonservis değerleri transfermarkt’tan alınmıştır.)

Cengiz Ünder->35 Milyon Euro
Zeki Çelik->17 Milyon Euro
Merih Demiral->15 Milyon Euro
Ozan Kabak->15 Milyon Euro
Okay Yokuşlu->12 Milyon Euro
Enes Ünal->5 Milyon Euro

Bu oyuncularımızın bonservis bedellerinin artmasındaki en büyük sebep; kendi mevkilerinde altyapı eğitimlerini farklı ülkelerden almış oyuncularla rekabet etmeleridir.

“Çeşitlilik yönetilirse zenginlik olur.”

Son yabancı kuralı uygulamaya konulduktan bu yana ülkemizde birçok Avrupa takımının altyapı okulları açıldı. Önemli olanları sıralamak istersek bir çırpıda Arsenal Soccer School, Paris Soccer School ve Bescola’yı sayabiliriz.

Arsenal Soccer School’da altyapı oyuncuları anadili İngilizce olan koçlarla çalışma şansına sahipken, aynı zamanda spor psikoloğu ve spor psikolojisi uzmanları ile birlikte, futbolu bırakmış yıldız futbolcularla seviyelerine uygun içerik ve programlara katılabiliyorlar.

Paris Soccer School’da da altyapı oyuncuları hem Türk, hemde Fransız koçlarla çalışma fırsatına sahipken, aynı zamanda kişisel gelişim konusunda eğitim şansına da sahip.

Bescola’da ise 500’ü aşkın altyapı oyuncusuna dünyaca kabul görmüş Barcelona Futbol Kulübü’nün ‘değerleri’ ve ‘futbol felsefesi’ aşılanıyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*