SEN, SAHADAKİ BİZ!…

@iyigunholigani yazdı…

Fatih Terim hakkında yıllardır çeşitli algılar sonucu ortaya atılan saçma iddialar Galatasaraylıların malumudur. Ben de bu durumu Terim’in teknik direktörlük yaptığı dönemleri teker teker ele alarak değerlendirmek istedim. Öncelikle milli takım maceralarından başlayalım…

– İlk Milli Takım döneminde Sepp Piontek’ten boşalan koltuğa geçmesiyle birlikte Türkiye’nin başında mücadele ettiği ilk eleme grubunda 2. olarak 1996 Avrupa Şampiyonasına katılmaya hak kazandı. Turnuvadaki maçlarda başarı gösteremese de, Türkiye’yi 42 yıl sonra uluslararası bir turnuvaya taşımış olması başlı başına bir başarıydı.

– 2. Milli Takım dönemine ise 2008 Avrupa Şampiyonasına katılma hakkı elde edip, bir de bu turnuvada Avrupa üçüncülüğü elde etmesiyle belki de Türkiye Milli Takımının bir daha hayal edemeyeceği bir başarı sığdırdı.

– Son Milli Takım macerasında ise herkesin ümidini kestiği o takımı alıp Hollanda, İzlanda gibi rakipleri devirerek zor da olsa Avrupa Şampiyonasına götürüp Hırvatistan ve İspanya’nın bulunduğu gruptan çıkmayı kendisini prim olayıyla birlikte sırtından vuran futbolculara rağmen kıl payı kaçırdı. Aynı takım kendisinden sonra içinde Rusya ve İsveç’in bulunduğu ligde küme düştü.

İtalya Macerası…

– İtalya macerasına başladığı Fiorentina’yla çok güzel birivme yakalayıp İtalya Kupası Yarı Finalinde dönemin İtalya devi Milan’ı eleyerek finale çıktı. Milan’ın dikkatini çektiği bu maçtan sonra kırmızı-siyahlı ekiple anlaşarak Milano’nun yolunu tuttu. Fakat burada kendisine herhangi bir teknik adamın başarılı olabilmesi için gerekli olan süre verilmedi.

Gelelim Galatasaray Macerasına…

– 4. döneminden başlayalım. 2017-18 sezonunda, İgor Tudor’un formu tepetaklak aşağıya giden takımdan kovulması sonucu taraftarın da baskısıyla takımın başına getirildi. Yeni kurulmuş ve en önemli orta saha oyuncusu Badou Ndiaye’yi kaybetmiş bir şekilde sadece Nagatomo transferiyle sezonun ikinci yarısına başladı. Kendisinden önce kadro dışı olan Ryan Donk ve ilk 11’i unutan Garry Rodrigues’i adeta küllerinden doğurarak 7. defa ipi göğüsledi. 2018-19 sezonunda ise kendisini daha önce karşılaşmadığı kadar organize ama bir o kadar da amatör bir kötülüğün karşısında buldu. Alakasız bir sebepten dolayı 10 maç ceza aldı, en önemli futbolcuları 3 ila 5 maça kadar cezalar aldı, sakatlıklarla boğuşuldu, 8 puan geriye düşüldü bunlar karşısında önce ‘’8 de kapanır 18 de’’ deyip ateşi yaktı ardından da ‘’hepsine tekrardangeçmiş olsun’’ dedi.

– 3. döneminde biri “iki kere” olmak üzere 2 Lig Şampiyonluğu yaşadı ve bunları Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali yaparak, Yarı Final’in kapısından dönerek süsledi. 3. yılına girerken daha 6. haftada Milli Takım ile izinsiz 4 yıllık sözleşme imzaladığı iftirasıyla Galatasaray antremanındayken kovulduğu haberini aldı ve dönemindaha sonra kulübe borçları bırakıp kaçacak olan başkanı tarafından medyada Galatasaray’ı bıraktığı algısı yaratılarak taraftarla arası bozduruldu.

– 1. Galatasaray dönemi hakkında bilgi veremeyeceğim, o konuda direk tarih kitaplarından bilgi alabilirsiniz!

Kendisinin iki sezonluk 2. Galatasaray dönemi dışında kariyerinde başarısız olduğu herhangi bir dönem yoktur. Süper Lig’de görev aldığı 10 sezonda 8 şampiyonlukla İmparator lakabının sahibidir. Türkiye’ye gelen ilk ve tek majör Avrupa kupasının yegane sebebidir.

Tüm bunlara rağmen amatör kötülerin medyasında kendisi taktik bilgiden yoksun, doğaçlama oynatan, gaz vererek bir şeyler yaptıran bir teknik direktör olarak servis ettirilir. Çocukların kumbarasına koyduğu paraya bile göz dikmiş olanlar için çok haber değeri taşıyan bir durum da değil belki fakat pusuda bekleyen herkes şunu iyi bilsin:

‘’Yel kayadan ancak TOZ alır.’’

Sen, sahadaki biz…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*